Mail : drsevilayzorlu@gmail.com    Tel : 0242 316 98 99







CİNSEL TERAPİLERDE BAŞARI ORANI YÜKSEK MİDİR?

      Cinsel terapide başarı oranı genellikle yüksektir. Kadın cinsel işlev bozuklukları arasında en sık görülen vajinismus tedavi açısından en yüz güldürücü sorundur. Cinsel terapiye en iyi ve en kısa sürede

CİNSEL TERAPİNİN TEDAVİ ETTİĞİ CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI NELERDİR?

    Cinsel terapinin tedavi ettiği cinsel işlev bozuklukları; vajinismus, erken boşalma, sertleşme bozukluğu, disparoni (kadında ağrılı cinsel ilişki) kadın ve erkekte cinsel istek bozukluğu, kadında uyarılma bozukluğu, ka

CİNSEL YAN ETKİLERE NEDEN OLAN İLAÇLAR NELERDİR?

İdrar Söktürücüler:  Tiyazid grubu diüretikler, Potasyum tutucular, Furosemid

Tansiyon İlaçları:Reserpin, Guanetidin, Metildopa, Beta Blokerler, Alfa-2 Antagonistleri, Ace İnhibitörleri, Kalsiyum Kanal Blokerleri, Klonidin
CİNSEL YAŞAMDA YANLIŞ İNANIŞLAR (MİTLER) NE DEMEKTİR?

      Cinsel yaşam, diğer insani etkinlikler gibi toplumsal ve kültürel etkilere açıktır.Toplumlar yeni kuşakları yetiştirirken, zaman içinde oluşturduğu kalıp düşünceleri ve yargıları da yeni kuşaklara aktarır.

&nb

CİNSEL YÖNELİMİ DEĞİŞTİRME GİRİŞİMLERİNE ODAKLI TERAPİLER

Önsöz

Aralık 1998de, Yönetim Kurulu, Amerikan Psikiyatri Derneğinin (APA) eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk olduğu veya bir hastanın eşcinsel cinsel yönelimini değiştirmesi gerektiği önsel varsayımını temel alan “onar

DİYABET ES MELLİTUS(ŞEKER HASTALIĞI)VE CİNSEL YAŞAM

 Şeker hastası olan erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozuklukları nelerdir?

         Şeker hastalığı olan erkeklerde en sık görülen cinsel sorun

ERKEK CİNSEL SORUNLARININ PSİKOLOJİK NEDENLERİ NELERDİR?

         Yapılan çalışmalarda kadınların %30-60ında yaşamları boyunca en az bir cinsel sorun yaşandığı tespit edilmiştir. Kadınlarda daha çok cinsel istek ve uyarılma sorunu yaşandığı düşünülmektedir. Batılı &u

EŞCİNSELLİK (HOMOSEKSÜELLİK)

 Eşcinsellik nedir? 

         Cinsel yönelim kişinin hangi cinsiyete yönelik cinsel ve duygusal çekim duyduğuyla ilgili bir özelliktir. Eşcinsellik (

G NOKTASI NEDİR?

    Kadınların çoğunda cinsellikte en duyarlı yer klitoristir ve en güçlü orgazm bu bölgenin uyarılmasıyla ortaya çıkar. Kadının diğer cinsel olarak duyarlı bölgeleri memeler, meme u&cce

KADIN CİNSEL ANATOMİSİ NEDİR?

   Kadın dış cinsel (genital) organları  büyüklük, şekil ve renk açısından oldukça farklı görünümler gösterebilmektedir. Klitoris, vajina girişi ve kızlık zarının (himen) görünüm

KADIN CİNSEL SORUNLARININ PSİKOLOJİK NEDENLERİ NELERDİR?

1.Yetiştirilme ve geleneksel kadın cinsel rolü:

Toplumumuzda kız çocukları yetiştirilirken cinsellikle ilgilenmemeleri öğretilir. Cinsel ilgi ve aktiviteler kınanır ve kısıtlanır. Mesela mastürbasyon yapmaları istenmez ve hoş &

KANSER VE CİNSEL YAŞAM

Kanser cinsel hayatı her zaman etkiler mi? Kanserin cinsel hayata ne gibi etkileri olur?

         Kanser hastalığı insanın yaşamını tehdit eden, ölümle karş

KARDİYOLOJİK(KALP)HASTALIKLARI VE CİNSEL YAŞAM

Koroner Arter (damar) Hastalığı olan bireylerde cinsel aktivite ne kadar risklidir?

         Cinsel aktivite sırasındaki kalp hızı ve oksijen tüketimi hafif-orta şiddetteki ( 2 kat merdive

LOHUSALIK (DOĞUM SONRASI DÖNEM) VE CİNSEL YAŞAM

Lohusalık dönemi cinselliği olumsuz yönde etkiler mi?

         Lohusalık bedenin doğumun ardından fiziksel ve ruhsal toparlanma sürecidir. İki kişilik bir

METOBOLİK SENDROM VE CİNSEL YAŞAM

Metabolik sendromda ne tür cinsel sorunlar görülebilir?

       Metabolik sendromda damar yapısında ve sinir hücrelerinde harabiyet görülebileceğinden sıklıkla

NÖROLOJİK HASTALIKLAR VE CİNSEL YAŞAM

Epilepsi (sara) hastalığında nasıl cinsel sorunlar görülür?

         Epileptik nöbetler esnasında hasta bazı garip cinsel davranışlar sergileyebilir

CİNSEL İSTEK

    Cinsel isteksizlik sorununun olup olmadığı nasıl anlaşılır?

      Azalmış cinsel ist

ORGAZMA ULAŞMADA ZORLUK

 Uyarıldıktan sonra orgazm olabilme çok uzun sürüyorsa, sorun nedir?

         Kadınlar orgazma ulaşma bakımından, farklı sürelere gereksinim

PSİKİYATRİK HASTALIKLAR VE CİNSEL YAŞAM

Depresyon cinselliği nasıl etkiler?

         Depresyonda en sık görülen cinsel sorun isteksizliktir. Bu durum kendini erkeklerde sertleşme güçlü

TİROİT HASTALIKLARI VE CİNSEL YAŞAM

Hipotiroidide görülen cinsel sorunlar nelerdir?

  Düşük tiroit hormonu seviyeleri serbest testosteron ve steroid bağlayıcı hormon seviyelerini düşürebilmekte bu da erkeklerde cinsel iste


1
VİDEOLAR

CİNSEL SORUN YAŞAYAN ÇİFTLER

CETAD ETİK KURALLAR

Haberler & Duyurular
  • YAŞLILIKTA PERFORMANS VE TERKEDİLME TEDİRGİNLİĞİ

    YAŞLILIKTA PERFORMANS VE TERKEDİLME TEDİRGİNLİĞİ

     

    Orta yaş dönemine yaklaşan kadın biyolojik olarak cinsel beceri açısından erkeğe göre daha avantajlı. Çünkü, erkeklerde yaşla birlikte uyarılma azalırken, kadınlarda orgazm olma becerileri artar.

     

    Menopoz korkusuyla bir çok kadın bu dönemde cinsellikten kaçınıyor.Bedende oluşan bir dizi değişiklik –sıcak basması, çarpıntı, cilt kuruluğu,kalp ritm bozuklukları, mide sorunları, kabızlık, kemik yoğunluğunda azalma, kas ağrıları gibi- arasında cinsel organlarda da değişiklikler yaşanıyor. Vajinal kuruluk, vajina çevresinde kaşıntı, idrar miktar ve çıkışında değişiklik gibi…

     

    Menopoz devresinde cinsel uyarılmada azalma olabileceğine, ancak cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisinin söz konusu olmadığına dikkat çeken uzmanlar, üreme riskinin ortadan kalkmış olmasının cinselliğin daha korkusuz yaşanması gibi bir avantaj sunduğunu vurguluyorlar.

     

    Sosyo kültürel nedenlerle genç erişkinlikten itibaren cinsel aktiviteden uzak durmayı yeğleyen kadınlar için menopoz sonrası dönem cinsel kaçınmaları kolaylaştırıyor, bir ölçüde meşrulaştırıyor. Erkeğin yaşadığı uyarılma azlığı gibi sorunlar sonucunda cinsel isteksizlik yaşayan kadın, menopozu cinsel yaşamdan uzaklaşmak için bir fırsat olarak görüyor.

     

    Erkekte uyarılmaya bağlı sorunlar, özellikle sertleşme ile ilgili kaygılar ve cinsel kaçınmalar kadının cinsel yaşamını da etkiliyor. Sonuçta, cinsellik her iki taraf açısından da kaygı verici bir etkinliğe dönüşebiliyor. Çiftlerden birisinin yapıcı yaklaşımı, yaşlanmaya bağlı bu tür sorunları kolayca çözebiliyor.

     

    Bu dönemde, yaşlanan kadının genç bir kadın için terk edileceği kaygısının da göz ardı edilmemesi gerekiyor. Ancak, yaşlanan erkeğin cinsel performans kapasitesi doğal olarak azalırken, genç veya yaşlı olsun kadının cinsel potansiyeli ömürlerinin sonuna kadar sürüyor.

     

    YAŞLILIK, KADININ CİNSEL İSTEĞİNİ AZALTMIYOR

    Cinsellik özellikle kadınlar için eşlerine duydukları yakınlık ve sevginin bir sonucu olduğundan, eşlerinden yaşlandıkça yeterince ilgi ve sevgi göremeyen

    kadın kırılıyor. Bu kırgınlık onu cinsel açıdan soğumaya götürürken, gönül rahatlığı ile kendini “emekli” edebiliyor.

     

    Oysa, erkekler için cinsellik daha çok haz odaklı olduğundan, eskisinden daha az da olsa, yaşlanmakta olan erkek hala cinselliği talep ediyor. Hatta, farklı arayışlarla azalan kapasitesi nedeniyle kaygılarını gidermeye çalışıyor. Kendinden uzaklaşan bir eş olduğunda da yeni ve daha genç bir eş arayışına girebiliyor.Uzmanlar, kadının böyle bir potansiyel kaybı söz konusu olmadığı için erkeği anlamasının aslında hiç kolay olmadığına dikkat çekiyorlar.

     

    Kendini cinsel görevlerden “emekli” eden kadının yaşlılığını birlikte refah içinde geçireceği yeni bir eş bulma ihtimali de oldukça düşük. Dolayısıyla, yaşlanmayı bir tehdit olarak yaşayan kadınlar, yaşlanmamak için yapabildikleri tüm kozmetik yatırımları kendilerine yapıyorlar. Oysa, kadınların bu dönemde asıl ihtiyacı, kendileriyle birlikte yaşlanan eşleriyle birlikte cinsel hazzı keşfe çıkmaları.

     

    Bu dönemde erkekler, “yeni ilaçların” desteği ile kapasitelerini yeniden yükseltebiliyorlar. Oysa, çoğul orgazm kapasitesini hiçbir yaşta yitirmeyen kadının bir kadın viagrasına ihtiyacı yok.

    CEDAT

  • YAŞLILIKTA CİNSEL YAŞAMI ETKİLEYEN 12 MİT

    YAŞLILIKTA CİNSEL YAŞAMI ETKİLEYEN 12 MİT

    1. HEM ERKEKLER HEM KADINLAR İÇİN YAŞLANDIKLARINDA CİNSELLİĞİN KALİTESİ AZALIR:

    YANLIŞ

    Cinsel yanıtlar 50’sinden sonra kötüleşmez sadece farklılaşır. Ereksiyonlar,

    20’li yaşlarda olduğu kadar sert olmayabilir. Ancak sertleşme süresi daha uzun olabilir. Daha az olan bu sertleşme de partneri uyarmak için yeterli olabilir. Hatta, cinsel gerilimin daha yavaş oluşmasından hoşlanabilir ve ayrıca cinsel birleşmede eşini orgazma ulaştırmak için zamanı kullanabilir.  Orta yaşı geçmiş erkekler, penis başına uygulanan friksiyon ötesinde,geniş bir alanda bedenine dokunulmaktan ve bedenin uyarılmasından zevk alabilir.

     

    Kadınlar çoğu kez 30’lu yaşları biraz geçinceye dek cinselliği başlatmaktan

    hoşlanmazlar. Yaşlandıklarında kadınların cinsellik açısından kendilerine güvenleri artar. Cinsel birleşmeden daha fazla zevk alırlar. 30’lu yaşların sonlarından veya 40’lı yaşların başlarından başlayarak bir kadının hormonal dengesinde bir sapma, vajinanın ıslanmasında artma olur ve orgazm  yeteneği artar.

     

    Erkekler ve kadınlar 50’lerine geldiklerinde cinsellik açısından kendilerine güvendikleri gibi duygusal açıdan da olgunlaşırlar. Bu olgunluk kadın ve erkeğin birbirleriyle daha yakın ilişkide bulunmalarına yol açar. Yıllar geçtikçe cinselliğin kalitesi kesinlikle artar ve ulaştığı yüksek düzeyde kalır.

     

    2. ŞAYET BİR KADINDA VAJİNADA YETERİ KADAR ISLANMA OLMAMIŞSA VEYA BİR ERKEKTE HEMEN SERTLEŞME OLUŞMAMIŞSA KADIN VEYA ERKEKTE CİNSEL

    İSTEKSİZLİK VARDIR: YANLIŞ

     

    Bu tamamen yanlıştır. Yetersiz ıslanma hormonal değişikliğin bir

    sonucudur, cinsel istek eksikliği değildir. Bu durum jellerle veya hormon

    içeren kremlerle veya HRT ile düzeltilebilir.

     

    Yaşlı erkeklerde cinsel arzu her zaman hemen bir sertleşmeye dönüşemez.

    Bazı erkekler bütün beden boyunca cinsel arzuyu hissederler. Cinsel arzuları sadece penisleriyle sınırlı değildir.

     

     

    3. SERTLEŞME SORUNLARI KAÇINILMAZDIR VE TIBBİ MÜDAHALE OLMADIKÇA DÜZELMEZ:YANLIŞ

     

    Çoğu kez erkekler doğal fizyolojik değişikliklerle sertleşme sorununu karıştırabilirler. Yeteri kadar penisleri sertleşmez, çünkü 20 yaşında değillerdir. Bir sertleşme oluşmadığında veya sertleşmeyi sürdüremediğinde aşırı tepki gösterirler.

     

    40 yaş civarına kadar hemen hemen her erkek bir sertleşme sorunu yaşayabilir ve bir çokları gereksiz korkuya kapılır. Bu gereksiz korkular daha fazla sertleşme sorunlarına neden olur, sağlıklı, fiziksel ve cinsel açıdan aktif erkekler sertleşmelerini tıbbi müdahale olmadan tüm yaşlılık döneminde sürdürebilir.

     

    Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü 65 yaş üzerinde erkeklerin sadece yüzde

    15-25’inde ileri derecede sertleşme sorunu olduğunu bildirmiştir. Bunların çoğunun da nedeni kullandıkları ilaçlar, tıbbi hastalıklardır.

     

    4. KADINDA CİNSEL İSTEK MENOPOZU TAKİBEN DRAMATİK ŞEKİLDE AZALIR: YANLIŞ

     

    Bazı kadınlarda menopozu takiben cinsel arzuda belirgin azalma görülür.

     

    50 yaş üzeri kadınlarda yapılan araştırmaya göre, kadınların yüzde 72’den

    fazlasının cinsel arzu azalması dahil, cinsel yaşamlarıyla ilgili herhangi bir şikayetleri yoktu.

     

    Kadınlar menopozu takiben sevişme ile daha az ilgileniyorlarsa, nedenleri

    hormonal dengesizlik veya olumsuz düşüncelerdir. Her ikisi de kolaylıkla halledilir.

     

    Ayrıca herhangi bir yaştaki cinsel istek başka birçok faktörle etkilenir:

    sağlık, ilişki sorunları ve ilişkiler dışında birçok stres faktörleri gibi.

     

    5. BİR ERKEK BİR KEZ KARISI TARAFINDAN UYARILMAMIŞSA, EŞİYLE BÜYÜK SEVİŞME SORUNLARI OLACAKTIR: YANLIŞ

     

    40 yaşından itibaren bir erkekte bir sertleşme oluşturmak için penisi doğrudan doğruya uyarmak gerekir. Orta yaşta bir sevişme sorunu varsa, neden yaşlanan vücut görünümünden çok ilişkilerdeki çatışmalardan kaynaklanabilir.

     

    Erkekler, kadınlarla psikolojik olarak daha fazla uyum içinde olurlarsa duygularını, cinsel anlatım yollarını ortaya koyarlar. Gençliklerinde yaşamadıkları derecede cinselliği yaşarlar, duygularını içlerinde saklamaktan ziyade ifade ettiklerinde daha tutkulu ve ihtiraslı olurlar.

     

    6. ERKEKLER CİNSELLİK AÇISINDAN 15-20 YAŞLARINDA EN YÜKSEK NOKTAYA ULAŞIRLAR:YANLIŞ

     

     

    Bu sertleşmeler yaşlılık dönemlerine oranla daha serttirler. Şayet inselperformansa sadece hızlı ve sert sertleşmelerle karar verilirse en yüksek

    nokta gerçekten gençlikte olur.

    Ancak cinselliği daha geniş sözcüklerle anlatırsak bir erkek iyi bir aşık olma,

    boşalma kontrolü ve farklı yollarla partnerini memnun etme yeteneğini yaş

    ilerledikçe kazanır.

    7. KADINLAR CİNSELLİK AÇISINDAN EN YÜKSEK NOKTAYA OTUZLARINDA ULAŞIRLAR:YANLIŞ

     

    Birçok kadın için, cinsellik otuzlarında en iyi durumdadır. Fakat kadınların

    cinselliğe yanıtları birçok kişinin yanlış şekilde inandıkları gibi 30’lu yaşlardan sonra bir plato oluşturup daha sonra azalmaz. Kadınların vücutları ile artmış uyumları ve sevişmede kendine olan güvenleri 30’lu yaşlardan sonra artmaya devam eder.

     

    Bir kadının orgazm kapasitesi bir çok kez orgazm olabilme yeteneği dahil olmak üzere yaşla azalmaz.

     

    8. GENÇLİK DÖNEMLERİNDE ORGAZMLAR ÇOK DAHA YOĞUN OLUR: YANLIŞ

     

    Birçoğumuz cinselliğin sadece gençliğe özgü olduğuna, o dönemde daha güzel olduğuna inanırız. Bu inanışın doğal sonucu olarak cinsellik gençler tarafından daha yoğun şekilde yaşanır. Bu inanış doğru değildir.

     

    Kadınlar çoğu kez orgazmları 40 yaşından sonra daha yoğun yaşadıklarını ifade ederler. Erkekler boşalma güçlerinin orta yaşta gençlik dönemlerinde olduğu gibi kuvvetli olmadığını fark ederlerken, tüm cinsel organlar dahil bedenin diğer bölümlerinde de daha yaygın orgazm hissederler. Sadece penis başı orgazmı yaşamazlar.

     

    9. KALP VE DİĞER FİZİKSEL SORUNLARI OLAN ERKEKLER VE KADINLARIN CİNSEL^AKTİVİTEDEN KAÇINMALARI GEREKİR: YANLIŞ

     

    Boston New England Deaconess Hastanesi’nde 1600 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, cinsel ilişki sırasında bir kalp krizi geçirme riskinin, kabaca sabahleyin yataktan kalkma sırasında olabilecek bir kalp krizi riskine eşit olduğu saptanmıştır.

     

    National Institute of Aging’in direktörünün (Dr. Robert Butler) açıklamasına  göre, cinsel birleşme sırasında kalp krizi tüm koroner ölümlerin yüzde birinden daha azdır. Bunların yüzde 70’i de evlilik dışı ilişkilerde ve bu

    ilişkide stresin yüksek olduğu durumlarda görülür.

     

    Cinsel aktivite herkes için gerçekten çok iyi bir şeydir. Sevişmenin birçok

    fiziksel ve psikolojik yararları vardır. Stresi azaltmaktan, depresyonu önlemeye kadar.

     

    10. CİNSEL İLİŞKİNİN ORGAZM İLE SONLANMASI GEREKİR: YANLIŞ

     

    Hem erkekler, hem de kadınlar orgazm ile sonuçlanmayan sevişmeyi doyurucu bulurlar. Bazen çiftler yorgun olabilir veya acele işleri vardır.Öpüşmek, okşamak, sarılmak da isterler.

     

    Orgazm her zaman ulaşılması gereken bir hedef değildir. Gerçekten yaşlı

    aşıklar, orgazm olmaksızın ayrıntılı şekilde sevişirler.

    11. ORAL SEKS DAHA ÇOK GENÇLER İÇİNDİR: YANLIŞ

     

    Janus Report of Sexual Behavior ve Kinsey Institute New Report on Sex’e

    göre çiftler 40 yaşlarında 20’li yaşlara oranla daha fazla oral seks yaparlar.

     

    12. CİNSEL BİRLEŞME HEDEFLENMESİ GEREKEN TEK DAVRANIŞ ÇEŞİDİDİR: YANLIŞ

     

    Batı kültüründe cinsel ilişki eşittir, cinsel birleşmedir. Hint kitabı Kama Sutra’da bir çok sevişme şekilleri önerilmiştir. Ön sevişmeler, erkek ve kadının birbirine cinsel zevk vermek için yaptıkları her türlü cinsel oynaşma cinsel birleşme kadar zevk verir.

     

    Orta yaşı geçmiş erkekler, tıpkı kadınların istedikleri gibi, uyarılmak için dokunulmayı, öpüşmeyi ve okşamayı isterler. Hatta bazen cinsel organın oral yolla veya elle uyarılması daha fazla zevk verir.

    CETAD

     

  • YAŞLILIKTA CİNSELLİK: SIR DOLU SESSİZLİK YAŞ 70… İŞ BİTMİŞ...

    YAŞLILIKTA  CİNSELLİK: SIR DOLU SESSİZLİK

    YAŞ 70… İŞ BİTMİŞ DEĞİL!

     

    Dünya nüfusu her geçen gün yaşlanıyor. Ve, yaşlılıkta cinsellik, sırlarla dolu bir

    sessizliğe gömülü. Yaşlıların organik ve psikiyatrik hastalıkları pek çok araştırmaya konu olduğu halde, cinsel işlev bozuklukları üzerinde en az durulan konulardan birisi.

     

    Yaşlılar, gençlere oranla kendilerini daha az çekici buluyorlar ve cinsellikten

    zevk alma haklarının daha az olması gerektiğini düşünüyorlar.

     

    Yaş ilerledikçe ya cinselliği yaşamaktan vazgeçiliyor ya da iğrenç, çirkin ve yakışıksız bulunuyor. Oysa, cinsel açıdan doyumlu bir yaşlılık, bağımsızlık, özgüven duygularını yaşanmasını sağlıyor ve genç hissettiriyor.

     

    “Bu yaştan sonra mı…” demeyin. Yaşlanmak, cinselliği yaşamaya engel değil. Yeter ki yaş ilerledikçe fiziksel olarak nelerin değiştiğini bilin ve beklentileriniz gerçekçi olsun.

     

    Partneri olan erkeklerde cinsel birleşme sıklığı, 30-39 yaş arasında olanlarda haftada bir kez iken, 90-99 yaşları arasında olan erkeklerde sadece senede bir kez. Sertleşme yaşla belirgin olarak azalıyor. Ancak, yaşlılıkta cinsel aktivite sadece cinsel birleşme demek değil. Cinsel birleşmenin sayısı azalsa bile doyumlu bir cinsel yaşam mümkün.

     

    Yaşlıların, cinsellik konusunda yeterli bilgileri yok. Ve, cinselliği  konuşmaktan, cinselliği tartışmaktan rahatsız oluyorlar. Uzmanlar, iyi bir iletişim kurulduğunda yaşlıların konuşmaya hazır olduklarını gözlemliyorlar.

     

    Yaşlılar, toplumun genç üyelerine oranla daha az cinsel bilgiye sahip. Bu nedenle,

    cinsel eğitim sadece gençlere ve yetişkinlere değil, yaşlılara da verilmeli. Sağlıklı bir cinsel yaşam yaşlıların da hakkı.

     

     

     Yaşlılıkta cinselliği yaşayanlar…

    Duygusal yakınlığını koruyor

    Fiziksel zevki yaşıyor ve gereksinimleri doyuruyor

    Kendini genç hissediyor

    Toplumun yanlış kalıp düşüncelerine meydan okuyor

    Yeni bir cinsel kimlik oluşturabiliyor

    Bedenini fark ediyor ve beden değişikliklerine uyum sağlayabiliyor

     

    KİMLER YAŞLIDIR?

     

    Yaşlı, yakın zamana kadar cinselliğe karşı ilgisiz, fiziksel veya zihinsel hastalığı olması gereken, bağımlı ve pasif, ekonomik ve sosyal destek bekleyen bir birey olarak tanımlanırdı.

     

    Günümüzde yaşlılık, sosyal bilimcilerin, psikologların, biyologların, geriatristlerin ve geriatrik psikiyatristlerin araştırmaları ile yeni bir anlam kazanmaya başladı.

     

    18. yy sonlarında ortalama yaşam süresi 35 idi. Bugünse 65 yaş yaşlılığın başlangıcı olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre, 65-75 yaş arasını erken yaşlılık, 75 ve üstünü ileri yaşlılık. 

    CETAD

     

  • VAJİNİSMUS UYGUN OLMAYAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    VAJİNİSMUS UYGUN OLMAYAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

     

    TEDAVİSİ KOLAY, BAŞARI ORANI YÜKSEK.

    AMA YANLIŞ TEDAVİ YÖNTEMLERİYLE HASTALAR KANDIRILIYOR

     

    Günümüzde, tedavisi kolay ve başarı oranları neredeyse % 100’e yaklaşan

    vajinismusta, çok çeşitli ve yanlış tedavi uygulamaları ile hastalar yanıltılıyor.

     

    UYGUN OLMAYAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ;

    Kızlık zarının operasyonla alınması: Sorunu çözmez

    Genel anestezi altında cinsel birleşme: Yararsız ve etik değil

     

    Uyuşturucu pomadlar: Yararsız

    Kadının sarhoş edilmesi: Yararsız

    Yatıştırıcı ilaçlar: Yararsız

    Sıcak su banyosu, anestezik pomadlar, ağrı kesiciler, sıkıntı gidericilerin

    birlikte kullanımı: Yararsız

    Vajinaya botoks uygulanması: Vajina kaslarını felç edeceğinden cinselbirleşme sağlanabilir. Ancak, kadının korkusu, cinsel birleşmeye karşı direnci ve varsa travmaları tedavi edilmeden kalır, botoksun etkisi geçince tekrar ortaya çıkabilir. Kadının iradesini kırmaya yönelik olması nedeniyle de etik değil.

    Tek seanslık, çeşitli yatıştırıcı ve ağrı giderici, kayganlaştırıcı maddeler

    verildikten sonra hekimin çifte verdiği telkinlerle ve kendi muayenehanesinde hatta kendi yanında cinsel ilişkiye girmeye

    zorlaması: Etik değil

     

    UYGUN TEDAVİ YÖNTEMİ

     

    8 HAFTALIK, HAFTADA BİR YAPILAN SEANSLARDAN oluşuyor.

     

    Tedavinin esası, vajinadaki istem dışı kasılmanın aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılmasına dayanıyor.

     

    Tedavide GEVŞEME, İMAJİNASYON VE DUYARSIZLAŞTIRMA TEKNİKLERİ kullanılıyor.

    Ayrıca, VAJİNİSMUSA YOL AÇAN ETKENLERİN ÇÖZÜMLENMESİ de tedavi sürecinde sağlanıyor.

     

    CETAD Araştırması’nda, “Şimdiye kadar tam bir cinsel birleşme yaşayıp yaşamadığınızı evet veya hayır şeklinde ifade eder misiniz?” sorusu yöneltilen

    kadınların % 68’i “evet, yaşadım” diye yanıtlıyor.

     

    Araştırmaya göre, Türkiye’de

    kadınların İLK TAM CİNSEL BİRLEŞMEYİ YAŞAMA YAŞI 19.5.

    erkeklerde ise bu yaş 19 olarak çıkıyor.

     

                                                                  CETAD 1. BİLGİLENDİRME DOSYASI BASIN BÜLTENİ

                                                                                                                31 Ekim 2006 / İSTANBUL

     

     

  • VAJİNİSMUS: HER İKİ KADINDAN BİRİSİ

    VAJİNİSMUS: HER İKİ KADINDAN BİRİSİ

     

    Kanada’da yapılan bir araştırmada kadınların sadece  %1-6’sı vajinismus yaşadığını gösterirken, CETAD Araştırması’na göre Türkiye’de HER 10 KADINDAN BİRİ bu sorunu yaşıyor.

    Araştırmada

    İlk cinsel birleşmeniz ya da birleşmeyi denemeniz sırasında korku,kasılma, acı hissi ya da kaçınma davranışınız nedeniyle cinsel birleşmenin gerçekleşmediği oldu mu?” sorusunu

     

                        % 54’ü “EVET, OLDU” diye yanıtlıyor.

     

    Araştırmanın bu konudaki bir başka ilginç bulgusu ise “evet” diyen bu

    kadınların % 17’sininZaman zaman hala bu durumu yaşadığım oluyor” demesi.

     

    Uzmanlara göre bu oran çok yüksek ancak beklenen bir sonuç.

     

    Ülkemizde cinsel tedavi merkezlerine başvuran neredeyse her iki kadından birinin

    vajinismus tedavisi için başvurmasının en temel nedeni ise sorunun bu kadar yaygın olması. Geleneksel tutum, muhafazakar yapı, eğitimsizlik, koruyucu aile yapıları ve kızlık zarının hala kadının namusu olarak görülüyor olması en önemli nedenler.Nitekim araştırmada,

     

    eğitimsiz kadınlar arasındaki oran % 68’lere çıkarken,

    üniversite mezunlarında                % 35’lere düşüyor.

     

    VAJİNANIN CİNSEL BİRLEŞMEYİ ENGELLEYECEK BİÇİMDE, YİNELEYİCİ YA DA SÜREKLİ OLARAK İSTEM DIŞI KASILMASI” olarak tanımlanan ve bir savunma tepkisi olan Vajinismus, kadınların ancak cinsel birleşme denemesinde bulunmalarıyla ortaya çıkıyor.

     

    Birçok kadın evlilik öncesinde nişanlılarıyla cinsel birleşme denemesinden bilinçsiz olarak kaçınıyor ve bunu ahlaki ya da dini nedenlere bağlıyorlar. Böylece, cinse birleşme denemesini mümkün olduğunca erteliyorlar.

     

    Evlendikten sonra da bir çoğu yorgun olduğu veya başının ağrıdığı gerekçesiyle

    birleşme denemesini erteliyor.

     

    Vakaların çoğunda, ilk cinsel birleşmesinde korku ve kasılma ortaya çıkınca, birkaç ay içinde cinsel birleşme denemeleri giderek seyreliyor ve cinsel birleşme denemesinde bulunmaksızın “sürtünme” ile boşalma alışkanlığı geliştiriyorlar.

     

    Tedavi arayışı birçok vakada, evlilikten sonraki BİR YIL içinde ortaya çıkıyor. Ancak bazı vakalarda 20 YILI bile geçebiliyor. Tedavi arayışı ise çoğunlukla çocuk sahibi olmak isteği veya çevreden gelen “ çocuk yapın” baskısına bağlı oluyor.

     

    Vajinismuslu kadınların kurallara uyan, kızgınlığını dışa vuramayan,sürekli bir kabul ihtiyacı içinde olan “İYİ KIZLAR” olduğu saptanmış durumda. Bu kadınların bir başka özelliği ise genellikle baskıcı ve otoriter olan babalarının tersi özelliklerini gösteren erkekleri eş olarak seçmeleri.Yani, bu kadınlar genellikle, NAZİK, KİBAR VE PASİF ERKEKLERİ KOCA OLARAK SEÇİYORLAR.

      CETAD 1. BİLGİLENDİRME DOSYASI BASIN BÜLTENİ

      31 Ekim 2006 / İSTANBUL

     

  • TÜRKİYE’DE CİNSEL SORUNLAR SIK MIDIR?

    TÜRKİYE’DE CİNSEL SORUNLAR SIK MIDIR?

    Dünyanın farklı bölgeleri ülkeleri ve kültürlerinde yapılan araştırmalar cinsel sorunların genel olarak sık rastlandığını ortaya koymaktadır. Yapılan çok sayıda çalışmanın değerlendirilmesinde yaklaşık olarak her üç kişiden birinin cinsel yaşamının herhangi bir döneminde en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını ortaya koymaktadır.

    Çeşitli toplum ve kültürlerde yapılan çalışmalar, cinsel işlev bozukluklarının rastlanma sıklığı konusunda birbirine benzer sonuçlar vermektedir. Ancak, kültürel ve toplumsal etkenlerle ortaya çıkan bazı farklılıklar da vardır. Örneğin, bizim gibi muhafazakar toplumlarda cinselliğin yasaklanması, temel cinsel eğitimin olmaması, cinselliğin bir tabu olarak algılanması ve bekaretin önemsenmesi gibi etkenler kadınlarda vajinismusun ve cinsel istek bozukluklarının, erkeklerde ise cinsel istek ve boşalma bozukluklarının daha yüksek oranlarda rastlanmasına neden olmaktadır. Yine cinsel deneyimin yetersiz olduğu toplumsal kesim ya da gençlerde, erkeklerde erken boşalma, kadınlarda ise çeşitli orgazm güçlüklerinin diğer kesimlere oranla daha sık rastlandığı gözlenmektedir.

    Ülkemizdeki cinsel tedavi merkezlerine başvurularda da genç erişkinlik dönemi başı çekmektedir. Ülkemizdeki cinsel tedavi merkezleri, poliklinikleri ve uzmanları son yıllarda hızla artış göstermesine karşın hasta başvurularındaki artış bunun önüne geçmiştir. Bu artışın nedenleri arasında toplumda bu alanda artan bilinç, medyanın yaygınlaşması ve bu konuda oynadığı rol, cinsel tedavi olanaklarında son yıllardaki ciddi artış vb. sayılabilir. Tüm bu gelişmeler, tıbbın ve tüm hekimlerin bu alanda daha donanımlı ve hazırlıklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Tüm hekimlerin ve özellikle psikiyatristlerin, jinekologların ve ürologların cinsel sorunlar ve tedavileri konusunda fikir sahibi olmaları, temel bilgilendirme ve danışmanlık ile uygun yönlendirmeleri yapabilecek durumda olmaları gerekmektedir. Her hekim ya da psikiyatrist cinsel terapi ya da tedavi yapmak durumunda değildir, ancak bir çok olguda basit bir bilgilendirme bile kişinin kafasındaki yanlış bilgi ve koşullanmaları düzelterek sorunun çözümüne yardım edebilir. Ya da daha başlangıç aşamasında bulunan bir performans kaygısını (anksiyetesini) ya da cinsel baskıyı ortadan kaldırabilir.

    CEDAT

Bize Sorun
Adınız Soyadınız :
Yaş :
Şehir :
E-Posta :
Sorunuz :

Ziyaretci Defteri

İstatistik
Çevrimiçi :
10
Günlük :
60
Haftalık :
391
Aylık :
1114
Copyright © 2013 Antalya Terapi Psikiyatri. Web Programlama - Tepe Web Tasarım . Her hakkı saklıdır.